Yeni devraldığımız Google Ads hesaplarında ilk baktığımız yer kampanya yapısı değil, konum hedefleme ayarı oluyor. Nedeni basit: bu ayar yanlışsa, diğer her şey doğru olsa bile bütçenin bir kısmı hizmet veremeyeceğiniz kişilere gidiyor.
“Bulunduğu yer” mi, “ilgi duyduğu yer” mi?
Google Ads’te konum hedeflemesinin iki farklı anlamı vardır ve varsayılan ayar çoğu işletme için yanlış olanıdır:
- Bulunduğu veya düzenli olarak bulunduğu yerler (Presence). Reklam yalnızca fiziksel olarak İstanbul’da olan kişilere gösterilir. Yerel hizmet veren işletmelerin istediği ayar budur.
- İlgi gösterdiği yerler (Presence or interest). Reklam, İstanbul’la ilgilenen herkese gösterilir — Almanya’dan “istanbul otel” aratan biri de buna dahildir. Varsayılan ayar genellikle budur.
Bir Kadıköy kliniği için ikinci ayar, hizmet veremeyeceği kişilere ödeme yapmak anlamına gelir. Turizm veya taşınma odaklı bir iş içinse tam tersine doğru ayardır. Yani mesele “hangisi iyi” değil, hangisinin bu işe uyduğu.
İlçe listesi mi, yarıçap mı?
İstanbul’u tek bir hedef olarak bırakmak, coğrafi olarak Türkiye’nin en kalabalık ve en dağınık pazarını tek kova sayması demek. İki alternatif var:
| Yöntem | Ne zaman doğru | Dikkat edilecek |
|---|---|---|
| İlçe listesi | Belirli ilçelerden müşteri kabul eden işler; ilçe adı markanın konumlandırmasının parçasıysa | İlçe sınırları hizmet gerçekliğiyle örtüşmeyebilir; komşu ilçenin sınırındaki müşteri dışarıda kalır |
| Yarıçap (radius) | Yerinde hizmet veren işler; mesafe/süre kısıtı olan işler | Kuş uçuşu mesafe trafiği hesaplamaz; İstanbul’da 10 km bazı yönlerde 20 dakika, bazı yönlerde bir saattir |
| İl geneli | Kargoyla çalışan veya uzaktan hizmet veren işler | Fiziksel ziyaret gerektiren işlerde neredeyse her zaman yanlıştır |
Ayrıca konum bazlı teklif ayarlaması ile aynı kampanya içinde dönüşümü yüksek ilçelerde teklif artırılıp, düşük olanlarda azaltılabilir. Bu, hedefleme daraltmadan bütçeyi kaydırmanın yoludur.
Anlamlı minimum bütçe nasıl hesaplanır?
“Ayda ne kadar ayırmalıyım” sorusunun genel geçer cevabı yok — ama tahmin etmek yerine hesaplanabilir. Formül şu:
Aylık bütçe = Hedeflenen müşteri sayısı ÷ Dönüşüm oranı × Tıklama başına maliyet
Örnek hesap (rakamları kendi verinizle değiştirin — bunlar gerçek performans iddiası değil, formülün nasıl kullanıldığını gösteren örnektir):
- Ayda 10 yeni müşteri hedefleniyor
- Sitenin iletişim dönüşüm oranı %4 → 250 tıklama gerekir
- Sektörün ortalama tıklama maliyeti 12 TL → aylık 3.000 TL reklam bütçesi
Buradaki üç değişkenden ikisi ölçülebilir: dönüşüm oranınız kendi sitenizin verisidir, tıklama maliyeti hesabınızın verisidir. Bu ikisi bilinmeden söylenen her bütçe rakamı tahmindir. Bu yüzden ilk ay çoğu zaman bir ölçüm ayı olarak planlanır.
Tıklama maliyetinin sektöre göre nasıl değiştiğini tıklama maliyeti rehberimizde, yönetim ücretlerinin piyasa aralığını Google Ads ajans fiyatları yazımızda bulabilirsiniz.
Dönüşüm takibi olmayan hesapta optimizasyon yapılamaz
Google’ın akıllı teklif stratejileri (Dönüşüm Maksimizasyonu, Hedef EBM) dönüşüm verisiyle çalışır. Dönüşüm takibi kurulu değilse bu stratejiler ya kullanılamaz ya da yanlış sinyalle öğrenir. Takip kurulmadan açılan bir hesapta “hangi anahtar kelime müşteri getirdi” sorusunun cevabı yoktur — yalnızca hangisinin tıklandığı bilinir.
Bu nedenle kampanya açmadan önce dönüşüm takibi kurulumunu tamamlıyoruz. Telefon tıklaması, WhatsApp yönlendirmesi, form gönderimi ve e-posta tıklaması ayrı ayrı ölçülür.
Bütçenin sessizce eridiği diğer ayarlar
- Arama ortakları ağı açık bırakılır ve performansı ayrı raporlanmaz
- Görüntülü Reklam Ağı’na genişletme arama kampanyasında açık kalır — arama niyeti olmayan gösterimlere bütçe gider
- Negatif anahtar kelime listesi boştur; “ücretsiz”, “nasıl yapılır”, “iş ilanı” gibi sorgular bütçe yakar
- Geniş eşleme tek başına kullanılır, akıllı teklif ve negatif liste olmadan
- Reklam programı ayarlanmaz; işletme telefonu açmadığı saatlerde reklam yayında kalır
Kapsam ve fiyatlar için Google Ads danışmanlığı ve paketler sayfalarına bakabilirsiniz.

